• Don Kişot Bunun "Don Kişot" ile alakalı olduğunu düşünmeyin çünkü değil. Bu "Geleceğe Dönüş" filminden çıkarılacak derslerden biri. Şimdi sorarsınız ne alaka diye. Şöyle anlatayım;

     

    Geleceğe Dönüş 3. filmde hatırlarsanız, sevgili psikopat doktorumuz Emmett Brown ile Marty McFly 1885′ten geri dönmeye çalışıyorlardı. Zaman makinesi için benzin bulamadıklarından dolayı bir trene 88 mil (neden 88 hep merak etmişimdir :) ) hız yaptırıp onunla zaman makinesini çalıştırmak istiyorlardı. Buraya kadar tamam. Peki yel değirmeni?

    Doktorun evinde hazırladığı maket üzerinde bunun deneyini yapmaya çalıştılar. Bu deneyi yaparken doktor yapılacakları anlatıyordu. Tam metni hatırlamıyorum ama şu şekilde bir konuşma geçmişti:

    Devamını oku…

    • Twitter
    • Google Buzz
    • FriendFeed
    • Delicious
    • Paylaş

    Etiketler: , , ,
    Yazar: Tayfun Taşkın @ 13:57

  • TT 25.11.2008 Yorum yok

    Zaman Yönetimi

    Hiç boş vaktim yok, çok yoğunum…

    Hiçbir şeye yetişemiyorum…

    Gideceğim yere zamanında yetişemiyorum…

    Spor yapmayı çok istiyorum, bir türlü zaman ayıramıyorum…

    Hobilerime ancak hedeflerime ulaştıktan sonra zaman ayırabilirim…

     

    Sanırım pek çok zaman yönetimi makalesine bu sözlerle başlanır. Ben de usulüne uygun olması açısından böyle başlamayı tercih ettim. Yalnız ben burada zamanın nasıl yönetilebileceğinden bahsetmek yerine onun yönetilmesinin gerçekte imkansız olduğundan bahsetmek istiyorum. Yanlış duymadınız. Evet ZAMAN YÖNETİLEMEZ!

    Devamını oku…

    • Twitter
    • Google Buzz
    • FriendFeed
    • Delicious
    • Paylaş

    Etiketler: ,
    Yazar: Tayfun Taşkın @ 16:58

  • Pazarlama, TT 24.11.2008 Yorum yok

    Pek çok kaynakta pazarlamanın üç döneminden bahsedilir. Bunlar ortaya çıkış sırasıyla; Ürün odaklı pazarlama, Satış odaklı pazarlama, Müşteri odaklı pazarlama.

     

    Ürün Odaklı Pazarlama

    Ürün odaklı pazarlama

    1900 lerden sonra ortaya çıkmış bir kavramdır. O zamanlarda üreticilerin sayısı az olduğu için ürün azdı ve rekabet azdı. Üreticiler kraldı. Müşteriler, üretici ne ürettiyse onu almak zorundaydı. ("Siyah olduğu sürece herkes istediği renkte arabaya sahip olabilecek" Henry Ford) O zamanki ürün fiyatı hesaplaması;

     

    Ürün Fiyatı = Maliyet + Kar

     

    şeklindeydi. Yani üreticiler maliyetlerinin üzerine istedikleri karı ekleyip ürün fiyatını belirlerlerdi.

    Devamını oku…

    • Twitter
    • Google Buzz
    • FriendFeed
    • Delicious
    • Paylaş

    Etiketler: ,
    Yazar: Tayfun Taşkın @ 16:21

  • 16 Kasım Pazar günü ALES’e girdim. İlk defa bir sınav bu kadar kolay geçti. Ama zaman biraz dengesiz gibiydi. Sanki akreple yelkovan yer değiştirmiş gibi, saatler hızlı dakikalar yavaş geçiyordu. Nerdeyse çıkıp gidecektim sınavın yarısında.

    Ales

    Dört yıldır test de çözmemiştim hiç (dün bir test çözdüm yalan söylemiyim:)) Aslında kalemim bile yoktu arkadaşımdan aldım. Ne güzeldi ya. Keşke ÖSS de bu kadar rahat geçseydi.

     

    Sınav o kadar garipti ki bazen düşlere daldım. Bir seferinde uyandığımda Kız Kulesi’nin karşısında çay içiyordum. Bir seferinde trende gidiyordum. Sonra New York borsasının kapısına kilit vurulduğunu gördüm. Tesadüf bu ya, tam da önümde dünya borsasının krizden dolayı 100 milyar dolar kaybettiğini söyleyen bir soru vardı (tabi kayıp trilyonlarla ifade ediliyor bugün)

    Devamını oku…

    • Twitter
    • Google Buzz
    • FriendFeed
    • Delicious
    • Paylaş

    Etiketler: , ,
    Yazar: Tayfun Taşkın @ 16:15

  • Genel, Güncel, TT 15.11.2008 Yorum yok

    Uzun süredir çalıştığım(?) ALES sınavı yarın.

    Bu gün indirdiğim sorulardan sabredip 120 tanesini çözebildim :) Ama netler süper Sayısal’da 80 sorudan 4 yanlış 1 boş. Sözelde ise 40 sorudan 2 yanlış. Yarın da sabredip bu kadar soru çözebilirsem bana yetecek kadar puan alıyorum sanırım.

    İsteyenler için soruları gönderiyorum. Belki bundan sonra çalışmazsınız ama bir sonraki sınav için size yardımcı olabilir.

    Yarın sınava girecek olan herkese başarılar dilerim.

    Ales.rar (1,33 mb)

    • Twitter
    • Google Buzz
    • FriendFeed
    • Delicious
    • Paylaş

    Etiketler: ,
    Yazar: Tayfun Taşkın @ 16:53

  • TT, İnovasyon 15.11.2008 Yorum yok

    Dünyada inovasyon. Şirketlerde inovasyon. Üretimde inovasyon. Tüketimde inovasyon…

     

    Sanırım son yıllarda en çok duyulan kelimelerden biri de bu kelime. (Son aylarda "Kriz" kelimesi hepsine açık ara fark atmış olsa da :) )

    inovasyon ampul

    Peki nedir bu inovasyon? Sakarya Üniversitesinde okurken (geçtiğimiz yıl) rektör yardımcısı Prof. Dr. Hasan Rıza Güven hocamız bu konuda çok güzel bir örnek vermişti. Sanırım inovasyon için ondan daha güzel bir örnek olamaz.

     

    "Simit önceden sokaklarda satılırdı. Ucuzdu. Yoksul insanların aldığı, zenginlerin tenezzül bile etmediği bir yiyecekti. Bu gün biz simiti saraylarda yiyoruz. İşte bu inovasyondur."

     

    Şimdi bir soralım. "İnovasyon değişim midir yoksa dönüşüm mü?" Simit, saraya çıktığında da aynı simit olduğuna göre ben inovasyon için "dönüşümdür" diyorum. Bunu bir formülle açıklayacak olursak (Arada kimya dersi de vermiş olalım :) )

    Devamını oku…

    • Twitter
    • Google Buzz
    • FriendFeed
    • Delicious
    • Paylaş

    Etiketler: ,
    Yazar: Tayfun Taşkın @ 15:13

Ara


Sponsor



Diğer