• Yazı-Şiir 12.11.2008 Yorum yok

    Yaşamın en tatsız tarafı sona eriş şeklidir. Şüphesiz ki yaşamı tersten yaşamak daha güzel hatta mükemmel olurdu.

    Nasıl mı?

    Cami’de uyanıyorsunuz. Bir tahta sandık içersinde, herkes karşınızda saf durmuş, iyiliğinize dua ediyor ve tüm haklar helal edilmiş vaziyette.

    Tabuttan doğruluyorsunuz, yaşlı, olgun ve ağırbaşlı olarak. Herkes etrafınızda artık vakti gelmişti diyorlar, büyük bir itibar, iltifatlar, çocuklar, torunlar hepsi hazır.

    Arabanıza kurulup evinize gidiyorsunuz. Doğar doğmaz devlet size maaş bağlıyor, aylık veya üç ayda bir maaşınızı alıyorsunuz. Ne güzel, hazır maaş, hazır ev…

    Altmışlı yaşlara kadar her şey garanti, huzur içinde yaşıyorsunuz. Sağlığınız gittikçe düzeliyor. Kaslar güçleniyor, kuvvetleniyorsunuz.

    Bir gün çalışmak istiyorsunuz ve işe ilk başladığınız gün size hoş geldin hediyesi olarak bir plaket ve altın kol saati veriyor patronunuz..

    Devamını oku…

    • Twitter
    • Google Buzz
    • FriendFeed
    • Delicious
    • Paylaş

    Etiketler:
    Yazar: Tayfun Taşkın @ 16:47

  • Yazı-Şiir 11.11.2008 Yorum yok

    her şey yapılabilir

    bir beyaz kağıtla

    uçak örneğin uçurtma mesela

    altına konulabilir

    bir ayağı ötekinden kısa olduğu için

    sallanan bir masanın

    veya şiir yazılabilir

    süresi ötekilerden kısa

    bir ömür üzerine.
    Devamını oku…

    • Twitter
    • Google Buzz
    • FriendFeed
    • Delicious
    • Paylaş

    Etiketler: ,
    Yazar: Tayfun Taşkın @ 16:23

  • Su

    Geçmiş zamanda, her şeye olumsuz bakan, sürekli şikayet eden, bardağın hep boş tarafını gören bir öğrenci varmış. Bilge ona her zaman olumlu olana odaklanmasını, pozitif düşünmesini söyler, ama hiç dinletemezmiş.

    Bir gün bilge onu yanına çağırmış. Bu defa eline bir bardak alıp yarıya kadar suyla doldurmuş ve "Ne görüyorsun?" diye sormuş.

    Öğrenci onun böyle yapmasından nefret edermiş. "Her zaman aynı şeyleri söylüyor ihtiyar bunak." diye düşünmüş ve bir daha söylemesin diye bardaktaki suyu dökmüş ve yere ters çevirip koymuş. Ardından "Artık tamamı boş bir bardak görüyorum." diye sinirli bir şekilde cevap vermiş. 

    Bunun üzerine bilge gülümsemiş ve coşkuyla "Mükemmel!" diye bağırmış.

    Öğrenci olduğu yerde durmuş şaşkın şaşkın bakarken, bilge "Artık onu istediğin şeyle doldurabilirsin." diye devam etmiş ve bardağı düz çevirip çay ile doldurmuş.

    Sonra da gülümseyerek şöyle demiş: "Görüyorsun, eğer içinde su varken çay doldursaydım, içindeki şey ne su ne de çay tadı verecekti." 

    Bazen bardağın dolu tarafını görmek de yetmez. Bir çıkış yolu bulamadığınızda, her şeyi bırakıp sıfırdan başlamak daha anlamlı olabilir.

    Tayfun Taşkın

    • Twitter
    • Google Buzz
    • FriendFeed
    • Delicious
    • Paylaş

    Etiketler: ,
    Yazar: Tayfun Taşkın @ 13:37

  • Genel, TT 10.11.2008 Yorum yok

    Adres çubuğunda http://www.tayfuntaskin.com/ yazan yerin sol tarafında bulunan anahtar simgesini değiştirdim. Görmek isteyenlerin explorer Cache’sini boşaltması gerekiyor (Explorer 7+ gerekiyor). Boşaltmak istemiyorum diyenler aşağıdaki resme bakabilir :)

     

    Tayfun Taşkın

    • Twitter
    • Google Buzz
    • FriendFeed
    • Delicious
    • Paylaş

    Etiketler: ,
    Yazar: Tayfun Taşkın @ 14:31

  • Daha önce geliştirdiğim bir projede Java ile seri port (Serial Port) üzerinden haberleşme yapmıştım. Bu projede ADASU Genel Müdürlüğü için, PDKS(Personel Devam Kontrol Sistemi)  cihazlarıyla seri port üzerinden bağlantı kurarak personel giriş çıkışlarını kontrol eden bir sistem tasarlamıştım. Projede en çok zorlandığım kısım seri port’u kapatmak olmuştu (serialPort.Close) Çünkü öyle bir şey ki, port açılıyor ve programı sonlandırmadan kapatılamıyordu. Java ile yazılım geliştirenler bilir; "en büyük sorun, hata vermeyen hatalardır." :) Şimdi size açtığınız seri portu nasıl kapatacağınız hakkında bilgi vereyim. (How to close Serial Port)

    Devamını oku…

    • Twitter
    • Google Buzz
    • FriendFeed
    • Delicious
    • Paylaş

    Etiketler: ,
    Yazar: Tayfun Taşkın @ 13:06

  • Bir deli her gün akıl hastanesinin önüne çıkıp gülüyormuş. Her gün oradan geçerken onu öyle gören biri bir gün dayanamayıp sormuş:
        — Ya kardeşim! Neden her gün burada oturup da gülüyorsun.
    Deli cevap vermiş:
        — Ben buraya gelmeden önce kendi kendime: “Bundan sonra kendime söz veriyorum: Gülmem gerektiğinde ağlayacağım, ağlamam gerektiğinde de güleceğim.” demiştim. Sonra beni deli sanıp buraya getirdiler.
    Adam biraz düşünmüş ve sormuş:
        — Bu yaptığın işe yarıyor mu bari?
    Deli tekrar cevap vermiş:
        — Evet, çok işe yarıyor. Artık hiç ağlamıyorum.

    Tayfun Taşkın

    • Twitter
    • Google Buzz
    • FriendFeed
    • Delicious
    • Paylaş

    Etiketler: ,
    Yazar: Tayfun Taşkın @ 14:06

Ara


Sponsor



Diğer