Uzun zaman önce yaşlı bir adam karşıya geçmek için nehir kenarında duruyordu. Su çok soğuk ve köprü de uzakta olduğundan karşıya geçmek için bir atlıya ihtiyacı vardı. Uzun bir süre bekledikten sonra, ona doğru gelen bir grup atlı gördü. İlkinin geçmesine izin verdi. Sonra ikincinin, üçüncünün, … Geriye tek bir atlı kalmıştı. Yaklaştığında adam onun gözlerine baktı ve "Beni karşıya geçirir misin oğlum?" diye sordu. Devamını oku…
-
Etiketler: Tarihten, Yaşam Dersleri
Yazar: Tayfun Taşkın @ 15:00 -
John Henry Fabre isimli Fransız bilim adamının, adına "Resmi Geçit Tırtılı" denen tırtıllar üzerinde yaptığı bir deneyden bahsetmek istiyorum. Bu tırtıllar önlerinde gideni takip ettikleri için bu şekilde adlandırılmışlar.
Fabre tırtılları bir tabağın içine çember şeklinde yerleştirerek birbirlerini takip etmesini sağlamış. Daha sonra ortalarına yiyecek koymuş, ama tırtıllar dönmeye devam etmiş. Bir gün, iki gün derken aradan iki hafta geçmiş ama tırtıllar birbirini takip etmeyi bırakmamışlar. Üçüncü haftanın sonunda aradan birkaç tanesi ölmüş. Bu sayede yoldan saparak yiyeceklere ulaşabilmişler. Bu tırtıllar çok çalışmış, bilim adamının deneyini yapması için ölümü bile göze almışlar. Ama bir sorun var:
"Bu tırtıllar yemeği hak etmişler mi?"
"HAYIR!"
Burada tırtıllar çok çalışmak ile etkin çalışmak arasındaki farkı anlayamamış ve sonuçta açlıktan ölmüşler.
Etiketler: Yaşam Dersleri
Yazar: Tayfun Taşkın @ 13:00 -
Bunun "Don Kişot" ile alakalı olduğunu düşünmeyin çünkü değil. Bu "Geleceğe Dönüş" filminden çıkarılacak derslerden biri. Şimdi sorarsınız ne alaka diye. Şöyle anlatayım;Geleceğe Dönüş 3. filmde hatırlarsanız, sevgili psikopat doktorumuz Emmett Brown ile Marty McFly 1885′ten geri dönmeye çalışıyorlardı. Zaman makinesi için benzin bulamadıklarından dolayı bir trene 88 mil (neden 88 hep merak etmişimdir
) hız yaptırıp onunla zaman makinesini çalıştırmak istiyorlardı. Buraya kadar tamam. Peki yel değirmeni?Doktorun evinde hazırladığı maket üzerinde bunun deneyini yapmaya çalıştılar. Bu deneyi yaparken doktor yapılacakları anlatıyordu. Tam metni hatırlamıyorum ama şu şekilde bir konuşma geçmişti:
Etiketler: Film Replikleri, Filmler, TT, Yaşam Dersleri
Yazar: Tayfun Taşkın @ 13:57 -
Geçmiş zamanda, her şeye olumsuz bakan, sürekli şikayet eden, bardağın hep boş tarafını gören bir öğrenci varmış. Bilge ona her zaman olumlu olana odaklanmasını, pozitif düşünmesini söyler, ama hiç dinletemezmiş.
Bir gün bilge onu yanına çağırmış. Bu defa eline bir bardak alıp yarıya kadar suyla doldurmuş ve "Ne görüyorsun?" diye sormuş.
Öğrenci onun böyle yapmasından nefret edermiş. "Her zaman aynı şeyleri söylüyor ihtiyar bunak." diye düşünmüş ve bir daha söylemesin diye bardaktaki suyu dökmüş ve yere ters çevirip koymuş. Ardından "Artık tamamı boş bir bardak görüyorum." diye sinirli bir şekilde cevap vermiş.
Bunun üzerine bilge gülümsemiş ve coşkuyla "Mükemmel!" diye bağırmış.
Öğrenci olduğu yerde durmuş şaşkın şaşkın bakarken, bilge "Artık onu istediğin şeyle doldurabilirsin." diye devam etmiş ve bardağı düz çevirip çay ile doldurmuş.
Sonra da gülümseyerek şöyle demiş: "Görüyorsun, eğer içinde su varken çay doldursaydım, içindeki şey ne su ne de çay tadı verecekti."
Bazen bardağın dolu tarafını görmek de yetmez. Bir çıkış yolu bulamadığınızda, her şeyi bırakıp sıfırdan başlamak daha anlamlı olabilir.
Etiketler: TT, Yaşam Dersleri
Yazar: Tayfun Taşkın @ 13:37 -
Bir deli her gün akıl hastanesinin önüne çıkıp gülüyormuş. Her gün oradan geçerken onu öyle gören biri bir gün dayanamayıp sormuş:
— Ya kardeşim! Neden her gün burada oturup da gülüyorsun.
Deli cevap vermiş:
— Ben buraya gelmeden önce kendi kendime: “Bundan sonra kendime söz veriyorum: Gülmem gerektiğinde ağlayacağım, ağlamam gerektiğinde de güleceğim.” demiştim. Sonra beni deli sanıp buraya getirdiler.
Adam biraz düşünmüş ve sormuş:
— Bu yaptığın işe yarıyor mu bari?
Deli tekrar cevap vermiş:
— Evet, çok işe yarıyor. Artık hiç ağlamıyorum.Etiketler: TT, Yaşam Dersleri
Yazar: Tayfun Taşkın @ 14:06 -
Geçenlerde bir gün reklam arasında kanalları dolaşırken, ATV’de yayınlanan "Benim Annem Bir Melek" dizisinin bir sahnesine denk geldim. Çok güzel bir replik hazırladıkları için kendilerini tebrik ediyorum. Tam metni hatırlayamadım ama verdiği mesajı aktarmaya çalışacağım.
Diyalog evin annesi Neriman (Oya Başar) ile evin gelini Ece (Dolunay Soysert) arasında geçiyordu. Neriman hanım Ece’ye bir yerin adresini soruyordu. Ondan sonrası ise şöyle:
Ece : "Hani Çin Mahallesini geçince sağda bir İtalyan Lokantası var ya"
Neriman : "Evet"
Ece : "İşte onun karşısındaki sokaktan girince bir Alman Şarküteri var, onu geçtikten sonra soldaki Fransız Parfümeri’nin yanındaki sokakta İngiliz Pet Shop’un karşısındaki Amerikan Büfe’den aldım."
Neriman : "Hmm. Gelin! Bişey soracam. Sen okumuş kişisin bilirsin."
Ece : "Evet anne"
Neriman : "Atatürk ve Silah Arkadaşları Kurtuluş Savaşını niye yaptı."
Ece : "Eee, Yabancılar ülkemize girmesin diye anne. Niye sordun."
Neriman : "İyi ki yapmışlar."
…
Artık ben bir şey diyemiyorum. Onlar çok güzel açıklamış.
Etiketler: Film Replikleri, Filmler, Yaşam Dersleri
Yazar: Tayfun Taşkın @ 14:01 -






