Acaba ben mi bulanık görüyorum gerçeği
Yoksa gerçek mi sislerin altında
Allah’ım nedir bu gözlerimin çektiği
Yoksa, bu da mı yalan ve riya
Neden gerçek bizden bu kadar uzakta
Yoksa, o çok yakın da biz mi uzağız ona
Neden uzaklaştı bizden, ona yaklaştıkça
Yoksa biz mi uzaklaştık, yaklaşıyor sanıp da
Bitmiyor bu kabus, belki de hiç bitmeyecek
Sönmüş kıvılcımlar, kararmış bir gelecek
Gün batsın diye mi bekliyor, batmadan mı gelecek
Ne ateşler söndü, ne ateşler sönecek
– Mayıs 2003
TT, Yazı-Şiir
Şiirler, TT
16 Kasım Pazar günü ALES’e girdim. İlk defa bir sınav bu kadar kolay geçti. Ama zaman biraz dengesiz gibiydi. Sanki akreple yelkovan yer değiştirmiş gibi, saatler hızlı dakikalar yavaş geçiyordu. Nerdeyse çıkıp gidecektim sınavın yarısında.

Dört yıldır test de çözmemiştim hiç (dün bir test çözdüm yalan söylemiyim:)) Aslında kalemim bile yoktu arkadaşımdan aldım. Ne güzeldi ya. Keşke ÖSS de bu kadar rahat geçseydi.
Sınav o kadar garipti ki bazen düşlere daldım. Bir seferinde uyandığımda Kız Kulesi’nin karşısında çay içiyordum. Bir seferinde trende gidiyordum. Sonra New York borsasının kapısına kilit vurulduğunu gördüm. Tesadüf bu ya, tam da önümde dünya borsasının krizden dolayı 100 milyar dolar kaybettiğini söyleyen bir soru vardı (tabi kayıp trilyonlarla ifade ediliyor bugün)
Yazinin devamini oku…
Genel, Güncel, TT, Yazı-Şiir
Ales, Bir Parça Ben, TT
Yaşamın en tatsız tarafı sona eriş şeklidir. Şüphesiz ki yaşamı tersten yaşamak daha güzel hatta mükemmel olurdu.
Nasıl mı?
Cami’de uyanıyorsunuz. Bir tahta sandık içersinde, herkes karşınızda saf durmuş, iyiliğinize dua ediyor ve tüm haklar helal edilmiş vaziyette.
Tabuttan doğruluyorsunuz, yaşlı, olgun ve ağırbaşlı olarak. Herkes etrafınızda artık vakti gelmişti diyorlar, büyük bir itibar, iltifatlar, çocuklar, torunlar hepsi hazır.
Arabanıza kurulup evinize gidiyorsunuz. Doğar doğmaz devlet size maaş bağlıyor, aylık veya üç ayda bir maaşınızı alıyorsunuz. Ne güzel, hazır maaş, hazır ev…
Altmışlı yaşlara kadar her şey garanti, huzur içinde yaşıyorsunuz. Sağlığınız gittikçe düzeliyor. Kaslar güçleniyor, kuvvetleniyorsunuz.
Bir gün çalışmak istiyorsunuz ve işe ilk başladığınız gün size hoş geldin hediyesi olarak bir plaket ve altın kol saati veriyor patronunuz..
Yazinin devamini oku…
Yazı-Şiir
Yazarlardan
her şey yapılabilir
bir beyaz kağıtla
uçak örneğin uçurtma mesela
altına konulabilir
bir ayağı ötekinden kısa olduğu için
sallanan bir masanın
veya şiir yazılabilir
süresi ötekilerden kısa
bir ömür üzerine.
Yazinin devamini oku…
Yazı-Şiir
Şiirler, Yazarlardan

Geçmiş zamanda, her şeye olumsuz bakan, sürekli şikayet eden, bardağın hep boş tarafını gören bir öğrenci varmış. Bilge ona her zaman olumlu olana odaklanmasını, pozitif düşünmesini söyler, ama hiç dinletemezmiş.
Bir gün bilge onu yanına çağırmış. Bu defa eline bir bardak alıp yarıya kadar suyla doldurmuş ve "Ne görüyorsun?" diye sormuş.
Öğrenci onun böyle yapmasından nefret edermiş. "Her zaman aynı şeyleri söylüyor ihtiyar bunak." diye düşünmüş ve bir daha söylemesin diye bardaktaki suyu dökmüş ve yere ters çevirip koymuş. Ardından "Artık tamamı boş bir bardak görüyorum." diye sinirli bir şekilde cevap vermiş.
Bunun üzerine bilge gülümsemiş ve coşkuyla "Mükemmel!" diye bağırmış.
Öğrenci olduğu yerde durmuş şaşkın şaşkın bakarken, bilge "Artık onu istediğin şeyle doldurabilirsin." diye devam etmiş ve bardağı düz çevirip çay ile doldurmuş.
Sonra da gülümseyerek şöyle demiş: "Görüyorsun, eğer içinde su varken çay doldursaydım, içindeki şey ne su ne de çay tadı verecekti."
Bazen bardağın dolu tarafını görmek de yetmez. Bir çıkış yolu bulamadığınızda, her şeyi bırakıp sıfırdan başlamak daha anlamlı olabilir.

TT, Yazı-Şiir, Yaşam Dersleri
TT, Yaşam Dersleri
Henüz 18 ini yeni bitirmiştin, enerji ve umutla dolu hayata başlamaya hazırdın…
Ne oldu?
İstemediğin bir okula girdin.
İnsanları mutlu etmek, saygı kazanmak, sevilmek için…
Sevmediğin bir bölümde senelerini harcadın…
Ayaklarını sürüye sürüye gittin derslere…
Çalışmak istemedin ama yine de zorladın kendini…
Güç bela bitirdin sonunda…
Ne ailen, ne de arkadaşların görmedi yaptığın fedakarlığı…
Alkışlamadılar seni, omuzlarının üzerine çıkarmadılar, madalya takmadılar…
Enerjin çoktan tükenmeye başladı bile…
Kimse bilmez nasıl kendini feda ettiğini…
Ruhunu teslim ettiğini…
Gençliğini tükettiğini…
Yazinin devamini oku…
Yazı-Şiir, Yaşam Dersleri
Yaşam Dersleri, Yazarlardan