Sizinde onaylayacağınız üzere ellinci kıyafetten sonra(?) ilk giydiğinizi unutursunuz :) Şimdi şöyle bir sistem düşünelim;

"Kıyafetleri giydiğiniz yerde size özel kameralar fotoğraflarınızı veya videonuzu çekiyor. İşiniz bittiğinde farklı kıyafetlerin içinde nasıl göründüğünüzü sizin için hazırlanmış katalogdan kontrol edip en güzel görünen elbiseyi alıyorsunuz."
Bunu daha da ilerletelim;
"Diyelim ki sizinle beraber alışverişe kimse gelmedi. Siz de baktınız ama bir türlü beğenemediniz. Peki hiçbir şey almadan mı çıkacaksınız? Tabi ki hayır. Mağazanın web sitesinde size özel açılan bir hesaba bu katalog yükleniyor ve akşam eve gittiğinizde ailenizle veya arkadaşlarınızla beraber bakıyorsunuz. Ya da daha güzeli artık 3G teknolojisi var. Hemen o anda arkadaşlarınız cep telefonlarıyla internete girip sizi görüyorlar. Bu sayede artık gittiğiniz yerden gönlünüz rahat cebiniz boş ayrılıyorsunuz :) Yani artık cebinizin boşalması garantilenmiş oluyor :)"
Bildiğim kadarıyla şimdilik böyle bir hizmet veren firma yok. Yetkililere buradan sesleniyorum:
"Artık alışverişler işkence olmaktan çıksın!"
Eklemekte fayda var kendinize bir Yel Değirmeni bulmayı ihmal etmeyin :)
TT.
LIPMAN, kurşun kalem ile silgiyi birleştirdi, ürünü farklılaştırdı. Yeni üretilen bir şey yok, sadece olanlar üzerinde değişiklik yapıldı.
Ürün odaklı pazarlama
Peki nedir bu inovasyon? Sakarya Üniversitesinde okurken (geçtiğimiz yıl) rektör yardımcısı Prof. Dr. Hasan Rıza Güven hocamız bu konuda çok güzel bir örnek vermişti. Sanırım inovasyon için ondan daha güzel bir örnek olamaz.
Benim gördüğüm bir inovasyonu sizinle paylaşmak isterim.