• TT 07.03.2010 Yorum yok

    Musluk Aklım hala ÖSS’de kalmış olacak ki böyle bir başlık atmış bulundum. Ama burada anlatmak istediğim konu problemler değil çözüm yaklaşımları. Bir mühendis olarak konuyu bir örnekle ele almak daha kolay olduğu için örnekle devam etmek istiyorum.

    Diyelim ki "şıp! şıp! şıp!" damlatan bir musluk var. Bu bizim problemimiz. Nasıl da sinir bozucudur değil mi :)

    İlk yaklaşıma göre ben çözüm bulabilmek için sadece probleme yani musluğa odaklanırım ve onu söküp yerine bir tane tıpa takarım (ya da ana vanayı kapatırım :)) ve problemi çözdüğümü düşünürüm :) Tabi ki bu yeni bir problemi beraberinde getirir. Artık su da yok musluk da :)

    İkinci yaklaşıma göre de ben çözüme odaklanırım ve musluğu yenisi ile değiştiririm. Çözüm sağlar mı sağlar. Ama çalışan bir musluk hurdaya çıkar ve yeni musluk masrafı doğar.

    Ve son yaklaşım: Problemin kaynağına odaklanmak. Burada problemin kaynağı nedir? Musluğun içindeki conta. İşte size yapılacak işlem: Musluğu söküp contasını değiştirmek. (Denedim musluğu değiştirmekten daha kolay, ve daha ucuz. En azından evin duvarlarına zarar gelmiyor :) )

    Artık havuz problemlerine geçebiliriz :)

    2 kişi bunu beğendi.
    Bookmark and Share

    Etiketler:
    Yazar: Tayfun Taşkın @ 14:41

  • Güncel, Müzik 07.03.2010 Yorum yok

    We Could Be The Same

    You could be the on in my dreams
    You could be much more than you seem
    Anything I’ve wanted in life
    Do you understand what I mean
    I can see that this could be hate 
    I can love you more than they hate
    Doesn’t matter who they will blame
    We can beat them at their own game
    I can see it in your eyes
    I doesn’t come as’a suprise
    I’ve seen you dancing like a star
    No matter how different we are
    For all this time
    I’ve been loving you
    Don’t even know your name
    For just one night
    No matter what they say
    And feel I’m turning the page
    And I feel the world is a stage
    I don’t think the drama will stop
    I don’t think they’ll give up the rage
    But I know the world could be great
    I can love you more then they will blame
    Doesn’t matter who they will blame
    We can beat them at their own game

    Bookmark and Share

    Etiketler: , , , ,
    Yazar: Tayfun Taşkın @ 14:07

  • Kitaplar 14.02.2010 Yorum yok

    Hayatta ilk defa bir kitabı ikinci kez okuma isteği duyduğumu söyleyebilirim. İnsanların pek ilgisini çekmeyen "günce" gibi yazılmış bir kitap olmasına rağmen, o kadar akıcı bir dile ve ilginç bir hikayeye sahip ki bir sonraki sayfayı bırakın bir sonraki satırda ne olacağını öğrenmek için sabırsızlanıyorsunuz. Bu hikayede siz de yaşamak istiyorsunuz.

    Serinin diğer kitaplarına gelince;

    Yeniay (New Moon)’da hikaye biraz yavaşlamış ve biraz sıkıcı hale gelmiş. Seri içinde en çok sıkıldığım ama yine de devamını merak ettiğim bir kitap. Ve kitabı okurken etkilenmemek elde bile değil.

    Tutulma (Eclipse)’da tekrar eski canlılığına kavuşan hikayede taşların yerine oturmasıyla çok daha güzel hale geliyor, ama ilk kitabın tadını yine veremiyor.

    Şafak Vakti (Breaking Dawn) ise başlı başına bir blog konusu aslında. Bu kitabı bırakın ikinciye belki beş kere okumak bile isterim. Olaylar o kadar ilginç bir hale geliyor ki, olamaz bu kadar diyorsunuz. Bir yandan hikayenin bittiğine üzülürken, diğer yandan da herkesin mutlu olmasına seviniyorsunuz.

    Ama bütün hikayenin sonunda söylemek istediğim sadece bir şey var:

    "Ben Edward’ın yerinde olsam Bella’yı yerdim :)"

    Hikayedeki ana karakterler: Bella Swan, Edward Cullen, Jacop Black, Charlie, Renee, Alice, Jasper, Charlisle, Esme, Rosalie, Emmet, Volturiler ve hikayeye son katılan Renesmee.

    Alacakaranlık serisine genel olarak 5 üzerinden 4 vermekle beraber dördüncü kitaba 5 üzerinden 5 veriyorum. 

    Devamını oku…

    1 kişi bunu beğendi.
    Bookmark and Share

    Etiketler:
    Yazar: Tayfun Taşkın @ 21:52

  • TT, Yazı-Şiir 03.10.2009 1 Yorum

    Biliyorum hala kızgınsın bana
    Unutmamışsın, unutmayacaksın
    Renginden belliydi bakışlarının
    Cezan bitmedi diyordu ağzından çıkan her harf
    Umut da vardı ama, az da olsa titriyordu gözlerin

    Affeder misin beni, bilmiyorum
    Fazlasıyla pişman oldum artık
    Fark etmedin belki ama
    Elimi tuttuğunda bırakmak istemedim
    Tek istediğim, sadece bir şans daha

    Bağışlanamaz bir hataydı belki yaptığım
    En büyük ceza unuttuğunu hissettirmendi benim için
    Neden sevmiyorsun demeye yüzüm yok belki ama
    İzin de isteyemem senden, seni sevmek için

    - Şubat 2008

    1 kişi bunu beğendi.
    Bookmark and Share

    Etiketler: ,
    Yazar: Tayfun Taşkın @ 22:17

  • Müzik 19.09.2009 2 Yorum

    Sertab Erener - Bu Böyle from Tanju ATAGÜL on Vimeo.

    O zor günler solan güller eskidendi. Geçti!
    O zaman aşık olduğum rüzgarlar esti esti. Geçti!

    Aşk seni bulabilir de, uzakta durabilir de
    Samimi oluyor derken mesafe koyabilir de
    Bu böyle vurabilir de, ilgisiz durabilir de
    Onu sana katıyor derken tuzaklar kurabilir de
    Bu böyle

    Geriye sadece yarım yarım sevgiler,
    Yüzüme inceden uzun uzun çizgiler…
    Öznesi kalan süresi kısalan cümleler
    Yalan dolan birkaç resim kaldı

    Aşk seni bulabilir de, uzakta durabilir de
    Samimi oluyor derken mesafe koyabilir de
    Bu böyle vurabilir de, ilgisiz durabilir de
    Onu sana katıyor derken tuzaklar kurabilir de
    Bu böyle

    Bookmark and Share

    Etiketler: , , ,
    Yazar: Tayfun Taşkın @ 16:39

  • Güncel 09.09.2009 Yorum yok

    Vodafone Gün boyunca bütün İstanbul’da Vodafone hatları iptal oldu. Sabahtan yaptığım aramalarda ‘Şebeke Hatası’ diye bir cevap alıyordum öğlen sıralarında ‘Vodafone’a kayıtlı böyle bir numara yoktur’ cevabı aldım. Şimdi ise ‘Aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor’ cevabı alıyorum. Gün sonuna kadar düzelteceklerini bildirmişler ama sanırım durum söylenenden daha kötü. Türkiye’nin pek çok yerinde de çekmiyormuş ve web siteleri bile ulaşılamaz durumda. Bu onlar için büyük bir prestij kaybı olmuştur bence, İstanbul gibi bir yerde hizmet verememek. Aboneler şu andan itibaren numara taşımayı hızlandırır gibi geliyor bana. Ben bile düşünüyorum ki köklü abonelerinden biriyken.

    Ayrıntı için şu habere bakabilirsiniz.

    Bookmark and Share


    Yazar: Tayfun Taşkın @ 21:14